AKADDER’ den Diyarbakır’lı Annelere Destek

0
254

Anadolu Aile Kadın Derneği (AKADDER) PKK tarafından kaçırılan çocukların geri getirilmesi için Diyarbakır’da oturma eylemi yapan anneleri ziyaret edip eyleme destek verdi.

PKK tarafından kaçırılan çocukların geri getirilmesi için oturma eylemi yapan anneleri ziyaret eden Anadolu Aile Kadın Derneği (AKADDER) yaklaşık bir aydır eylem yapan ailelerin feryatlarının, Robos’ki deki annelerin ve Halepçe’deki annelerin feryatlarından farklarının olmadığını vurguladı.

Çözüm sürecinin sancılı bir şekilde devam ettiği bu dönemde adaletten, barıştan ve çözümden yana olanların seslerini biraz daha yükseltmesi gerektiğini ifade eden AKADDER Yönetim Kurulu Üyesi Hanife Demir, “Unutmayalım ki, dağda olanlar da ovada olanlar da bu ülkenin evlatlarıdır. Bizler ülkemizin tüm evlatlarına sahip çıkmak zorundayız. Çocuklarımızın annelerinin duyarlılığına ortak olmak, erdemli her insanın ortaya koyması gereken bir duyarlılık olmalıdır. Annelerin feryadına kulak vermek, sorunun çözümüne katkıda bulunmak, çocukların dağdan inmesi için girişimde bulunmak herkes için bir sorumluluktur. Duyarsızlık, aslında çözüm sürecinin baş aktörleri olan annelerin acısını daha da artırmaktadır.” dedi.

Demir son olarak, “Bizler AKADDER olarak bu coğrafyanın yaşadığı travmayı en çok yüreğinde taşıyan annelerin bu eylemini tarihi değerde önemli buluyor ve destekliyoruz. Şu an bu süreci yöneten siyasi aktörler, bu annelerin yaşadığı derin acıyı görmek ve bu acıyı dindirmekle sorumludurlar. Bilinmelidir ki bu coğrafyada barışı tesis etmenin yolu annelerin yüreğindeki bu yangını söndürmekten geçmektedir.” ifadelerine yer verdi.

İşte AKADDER Yönetim Kurulu Üyesi Hanife Demir tarafından okunan bildirinin tamamı;

 

BASINA VE KAMUOYUNA

İnsanlığın kadim medeniyetlerine beşiklik etmiş bu coğrafya, tarihin büyük savaşlarına, barışlarına ve kırılmalarına tanıklık etmiştir. Dicle Nehri, On Gözlü Köprü ve Amed Surları buna şahittir.

Yaşadığımız ülke, kangrenleşmiş sorunlarıyla yüzleştiği ve bu sorunlarını aşmaya çalıştığı bir süreçten geçmektedir. Bu sürecin en sancılı tarafını dün olduğu gibi bugün de anneler yaşamaktadır. Yaklaşık bir aydır ülkenin gündeminden düşmeyen bu annelerin feryadı Halepçe’deki, Roboski’deki annelerin feryadından farkı yoktur. Halepçe ve Roboski’ye gösterilen duyarlılığın bu annelerin yaşadığı acıya gösterilmemesi düşündürücüdür! Bu annelerin feryadını duymayan veya görmezlikten gelen siyasi aktörlerin başarıya ulaşamayacakları, tarih önünde hesap vermek zorunda kalacakları açıktır.

Çözüm sürecinin sancılı bir şekilde devam ettiği bu dönemde adaletten, barıştan ve çözümden yana olanların seslerini biraz daha yükseltmeleri, daha fazla sorumluluk almaları gerekir. Çocuklarımızın yoğun bir ideolojik propagandanın nesnesi haline getirilmesi, insani değerlerle bağdaşmamakta ve çözüm sürecini zora sokmaktadır. Hep birlikte yakalamış olduğumuz bu tarihsel fırsatın heba edilmesine fırsat vermemeliyiz.

Unutmayalım ki, dağda olanlar da ovada olanlar da bu ülkenin evlatlarıdır. Bizler ülkemizin tüm evlatlarına sahip çıkmak zorundayız. Çocuklarımızın annelerinin duyarlılığına ortak olmak, erdemli her insanın ortaya koyması gereken bir duyarlılık olmalıdır. Annelerin feryadına kulak vermek, sorunun çözümüne katkıda bulunmak, çocukların dağdan inmesi için girişimde bulunmak herkes için bir sorumluluktur. Duyarsızlık, aslında çözüm sürecinin baş aktörleri olan annelerin acısını daha da artırmaktadır.

Bu memleketin evlatlarının evlerine tabutlarında dönmesini engelleyecek tedbirler almak oldukça önemli. Hiçbir haklı talep, gençlerimizin hayatından daha değerli değildir. Başkalarının evlat acısı üzerinden siyaset yapmak, ‘hak mücadelesi’ vermek ve ‘ülke kurtarmak’ kolaycılığa kaçmaktan başka bir şey değildir.

Bizler AKADDER olarak bu coğrafyanın yaşadığı travmayı en çok yüreğinde taşıyan annelerin bu eylemini tarihi değerde önemli buluyor ve destekliyoruz. Şu an bu süreci yöneten siyasi aktörler, bu annelerin yaşadığı derin acıyı görmek ve bu acıyı dindirmekle sorumludurlar. Bilinmelidir ki bu coğrafyada barışı tesis etmenin yolu annelerin yüreğindeki bu yangını söndürmekten geçmektedir.

 Anadolu Aile ve Kadın Derneği