Özgecan Cinayeti Bardağı Taşıran Son Damladır

0
227

Anadolu Kadın ve Aile Derneği (Akadder) son günlerde ülkemizde yaşanan ve kamuoyunda infiale yol açan olaylarla ilgili bir basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada Özgecan Aslan cinayeti ile ortaya çıkan toplumsal yozlaşmayla mücadele etmek için hep beraber hareket etmek gerektiği vurgulanarak, bu kötülüklere karşı gelecek nesillerimizi korumak için birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur denildi.

İşte Anadolu Kadın ve Aile Derneği Akadder’in basın açıklaması:

Peygamber Efendimiz (S.AV) buyuruyor ki; “Eğer bir kötülük görürseniz, elinizle düzeltin. Elinizle düzeltmeye gücünüz yetmiyorsa dilinizle düzeltin. Dilinizle de düzeltmeye gücünüz yetmiyorsa kalbinizle buğz edin. Fakat buğz etmek imanın en zayıf derecesidir”.

 

Basına ve Kamuoyuna

“Dünya sadece kötülük yapanlar için değil seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.” der Einstein. Hayatında hiçbir sosyal mevzu ile ilgilenmemiş, hiçbir yüreğe dokunmamış, her gün yaşanan elim olaylara karşı vicdani bir rahatsızlık hissetmemiş, bunlara karşı önlem almamış ve almayı düşünmemiş olanlar toplumun sinir uçlarına dokunan böyle bir olay yaşandığında ansızın haykırıverir ve toplumun sulu gözlü sözcüleri kesilirler.

Yaşanan olay alışılagelmiş adli bir vakanın ötesinde, tahrip edici sonuçları ile tüm insanlığı ilgilendiren bir durumdur. Özgecan cinayeti bardağı taşıran son damladır. Bardağı dolduran süreç ise göz ardı edilemez. Eğer bu süreç göz ardı edilirse; olay bir anda sadece ahlak vaazına, kadın hakları savunuculuğuna, erkek düşmanlığına, feryat figana dönüştürülür ve  bir telaş ile bildiriler, tiwitler, paylaşımlar, övgüler, sövgüler yağdırılır. Bu sapkınlığı besleyen süreci düşünülürse; medyanın kadın, çocuk, erkek bedenini nasıl cinsel meta olarak sergileyip haz alma ve para kazanma aracı olarak kullandığı görülebilir. Ahlaki değerlerin içselleştirilemediği bireyci eğitim, hiçbir caydırıcı etkiye sahip olmayan adaletsiz hukuk ve erkeği kadının sahibi gibi gören ataerkil toplum sisteminin de büyük rol oynadığı, günden güne çoğalarak normalleşmeye başlayan şiddet saldırıları artık birer realite kabul ediliyor. Bunların her birine karşı kendi alanında herhangi bir reaksiyon vermezsek, bu yaşananlar kendini tekrar etmeye devam edecek, toplumun iliklerine işleyecektir.

Her ne kadar yaşanan acı olay günlerce konuşulup tartışılsa da; toplum, eğitim ve medya tarafında yükselen şiddet kültürüne karşı önlem alınmadıkça bu sorunun tam olarak çözülemeyeceğine inanıyoruz.

Sinema, dizi film, çizgi film, reklam, haber, müzik gibi çeşitli etki unsurları aracılığıyla özellikle cinselliğin ön plana çıkarıldığı her türlü yayına karşı tepki göstermeliyiz. Toplumun, medyanın ve eğitim sisteminin ataerkil dayatmalarından uzak, bire bir insana dokunabilecek projeler geliştirmeliyiz.

Toplum bozulmuşsa tek başımıza temiz kalmamız mümkün değildir.  Özgecan hepimizin canını yaktı. Son zamanlarda karşılaştığımız acıtıcı olaylardan sadece bir tanesi. Ama hiçbiri toplumda böylesine bir infiale neden olmamıştı. Tedbir almanın zorunluluğu net olarak açığa çıkmıştır. Kadınlar olarak harekete geçmekte ne kadar geç kaldığımızı da göstermiştir. Bu kötülüklere karşı gelecek nesillerimizi korumak için birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur. Fikirlerimiz, konumlarımız, kurumlarımız farklı da olsa bu konuda, ayırt etmeksizin bütün insanları, birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.  Gündelik hayatımızda karşımıza çıkan kadınları aşağılayıcı küfürlere tepkisiz kalırsak,  medyada karşımıza çıkan sapkınlığa teşvik edici sahnelere tepkisiz kalırsak, çok okunan romanlardaki, çok dinlenen şarkılardaki cinsel içerikli söylemlere tepkisiz kalırsak bunlar geri dönüp bizim çocuklarımızı da vuran birer silaha dönüşecektir. Bunun önüne geçmek için herkesi çözümün bir parçası olmaya davet ediyoruz. Hep birlikte ve her alanda mücadelemizi sürdüreceğiz…

Akadder