Aldemir: Dünyanın İyi İnsanlara İhtiyacı Var!

0
457

AKADDER’in düzenlediği “İlke ve Değer Merkezli Kurumsallaşma” başlıklı hizmetiçi programında konuşan Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir; “Dünyanın iyi insanlara ihtiyacı var. İyi insan, diğer insanlara ve tüm varlık âlemine faydalı olandır” dedi.

AKADDER, 10-11 Kasım tarihlerinde İstanbul Fatih’teki Anadolu Platformu Genel Merkezi’nde Türkiye Geneli il temsilciliklerinin katılımıyla “İlke ve Değer Merkezli Kurumsallaşma” başlıklı hizmetiçi programı gerçekleştirdi.

Programın açılış konuşmasını Nesrin Karataş yaparken selamlama konuşmasını ise Kamer Çamurluoğlu gerçekleştirdi.

Nesrin Karataş açılış konuşmasında özetle şu noktalara değindi:

-Kadınlar olarak birbirimizle görüşmelerimiz sıklaştıkça çalışmalarımız daha anlamlı projelere dönüştü. Adım adım Platformun kurulmasına eşlik ettik.

-Bizim hayata yaklaşımımız alacaklı gibi değil, verecekli gibidir.

-Dünyayı anlamaktan ziyade, değiştirmek hayat düsturumuzdur.

-Din ve dinsel kültür yokmuş gibi oluşturulan bir kamusallığa tepkiliyiz.

Programda Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir de “Hakikat Anlayışımız” başlıklı bir sunum yaptı.

Kurumsal kolektif aklı ileriye taşımalıyız

Aldemir’in sunumunun satır başları şöyle:

-Kadın-erkek arasında bizim anlayışımıza göre sorumluluklarımız kadar farklılıklarımız vardır.

-Başkasının hikâyesini değil, kendi hikâyemizi yazmak için buradayız.

– Bizim toplum içerisinde ve sosyal hayatımızda Müslümanca bir duruşu ortaya koymamız gerekir.

-Sözden ibaret bir yapı olamayız. Bizim davetimiz yaşantımızdır, birlikte yaptıklarımızdır.

-Anadolu irfanı; Osmanlı, Selçuklu, Semerkant medeniyet havzalarıyla kopmadan, azınlıkları ötekileştirmeden, herkesin güven içinde yaşadığı, Müslüman bir medeniyeti yaşatmaktaydı. Bugün mezhebe tahammül edemeyen bir hale geldiysek, düşüncemizi bir felsefeye oturtamadığımızdan, şekilci Müslümanlar olduğumuzdan ve şekerleştiğimizdendir. Felsefesi olmayan bir toplumun mektebi olmaz. Felsefe, bir meselenin arkasını görebilmektir.

-Hikmet müminin yitiğidir. Araması lazım. Arayan bulur.

– Kurumsal kolektif aklı ileriye taşımalıyız.

-Birbiriyle ne benzeşen ne ayrışan olmamalı, çeşitliliği yönetilebilir oranda tutmalıyız. Yeni bakış açılarına ihtiyacımız var.

-En yakınlarıyla imtihanlarını vermeyenler kendileriyle de imtihanını kaybetmişlerdir.

-İslerimizi istişareyle sürdürmemiz Allah’ın yardımını da sağlayacaktır.

-“Ben anlamam, yapamam” diyemeyiz. Kollarımızı açıp yarası olanların yarasını saracağız. Eksikleri-boşlukları dolduracağız. Fakir-fukaralara, camilere yönelip özümüzü koruyarak insanlara ulaşmamız lazım.

-Dünyada en zor şey sıradan insan olmaktır. İnsanlardan kopmamalı, sadeliğimizi ve sıradanlığımızı kaybetmemeliyiz. İnsanlar bize rahatlıkla gelebilmeli…

-Gandi’ye atfedilen bir söz var; “Ben öğrencilerimde bir takım eksiklikler gördüğümde nefsimi terbiye etmek için oruç tutardım.” Sorun bizde. Kişi kendini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmez.

-Güvensizliğin olduğu yerde öğrenme olmaz.

-Sosyal sorumluluk çalışmaları içerisinde olmayan, öteki için çaba sarf etmeyen, sanatsal bir faaliyet içerisinde bulunmayan kişilerin şiddete yönelmesi çok daha çabuk olmaktadır.

-Gönüllülük, sosyal sorumluluk insani gelişmişliğimizi besler.

-Sosyal sorumluluk sahibi bireylerden oluşan toplum gelişmiş bir toplumdur.

-Dünyanın iyi insanlara ihtiyacı var. İyi insan, diğer insanlara ve tüm varlık âlemine faydalı olandır.

-Yürekle bilmek, aklımızla ve zihnimizle görmeye çabalamalıyız.

-İnsanın hayatında muhteşem olan sıradan olmaktır. Zor olan sıradanlıktır.

-İslami tefekkür İslami yaşantıdan önce gelir.