“Değerler ve Desenler” Kitabı Çıktı!

0
322

Anadolu Kadın ve Aile Derneği’nin 21-22 Nisan 2018’de Van’da düzenlediği “Değerler ve Desenler” sempozyumu aynı isimle Tire Kitap tarafından yayımlandı.

“Değerler ve Desenler” sempozyumunda sunulan tebliğler Tire Kitap tarafından yayımlandı. Hatırlanacağı üzere Anadolu Kadın ve Aile Derneği’nin 21-22 Nisan 2018’de Van’da gerçekleştirdiği sempozyuma çok sayıda davetli katılmış, birçok tebliğci sunum yapmıştı.

Sempozyumda sunulan tebliğler titiz bir çalışma sonucu çözümlenerek kitap haline getirildi ve Tire Kitap’ın doksan yedinci eseri olarak okuyucunun istifadesine sunuldu.

Kitabın önsözü:

“Pek çok filozof ve bilim adamının işaret ettiği gibi insan sosyal bir varlıktır. Bunun anlamı, insanın ancak toplum hâlinde yaşayabilir ve kendini gerçekleştirebilir olmasıdır. Toplum hâlinde yaşamanın kaçınılmaz bir özelliği de ırk, cins, inanç, felsefe farklılıklarını kabul etmesi, bu farklılıklar üzerine inşa edilmiş bir yaşam biçimi kurmasıdır.

Tarih boyunca toplumların hem nicelik hem de nitelik gelişimlerinin itici gücü, kendinden farklı olan veya ötekiyle olan diyalektik etkileşimidir. Elbette her bireyin veya toplumsal grubun kendine özgü nitelikleri veya ayırt edici özellikleri bulunmaktadır ancak bir başkasında olan artı özelliklerin alınması, toplumsal gelişimin belirleyici faktörüdür.

Bir toplum, kendi içindeki farklı renk ve desenlere ne kadar hayat hakkı tanırsa ve başka toplumlarla olumlu bir etkileşime girerse, kendi gelişimini o ölçüde sağlayacağı gibi toplum üyelerine de o denli özgür, müreffeh ve güvenli bir hayat sunar.

Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde bu özgürlük ve olumlu etkileşimin ortadan kalkması yatmaktadır. Bunun kökeninde ise özgüven yoksunluğu bulunmaktadır. Farklı renklere, seslere, yaklaşımlara izin vermemek, özgüven kaybının bir sonucudur. Başka toplumlarla olumlu bir etkileşimin felakete yol açacağını düşünmek, psikolojik bir travmanın yol açtığı paranoya değil midir!

Kendi toplumumuzda bu özgüven yoksunluğunun işaretlerini zaman zaman görebilmekteyiz. Bu özgüven yoksunluğunu haklı bulmasak da bir yönüyle anlaşılır bulabiliriz. Son birkaç yüzyıldır yaşadığımız yenilgiler ve travmaların bu tür bir psikolojiye ve tepkiye yol açtığı kabul edilmektedir. Ancak bu travmanın çözümü, yenilgi psikolojisine teslim olmak değil, bu travmayı tedavi etmektir.

İşte bu amaçla Akadder olarak, “Değerler ve Desenler” sempozyumu düzenledik. Değerlerimiz, farklı desenlerimize sahip çıkmak ve desen çeşitliliğimizi korumaktır. Herhangi bir varlığın değerinin, “yokluğunda bıraktığı boşluk” olduğu bilinciyle, var olmak, hayatta anlamlı ve değerli bir yer işgal etmektir. Nihayetinde herhangi bir varlığın değeri, topluma yaptığı katkıyla ortaya çıkacaktır. Bir kilim gibi farklılıklarımızla bir ve bütün olur, farklı desenlerimizle zenginleşir, farklı görüşlerimizle özgürleşir, farklı yaklaşımlarımızla tamama ereriz.

“Değerler ve Desenler” üst başlığıyla Van’da gerçekleştirilen sempozyumda ülkemizin tüm insanlarını birleştirebilecek ortak değerlerimiz konuşuldu. Birlikteliğimize güç kazandıran ve herkesin en doğal eğilimlerini gösteren farklı desenlerin tartışıldığı bu çalışmada, birleştirici ve kapsayıcı bir üslup benimsendi.

Burada, yıkıcı ve bir başkasını yok sayıcı bir yaklaşım yerine bütünleştirici ve farklı değerleri birbiriyle bağdaştırıcı bir tarih anlayışıyla hareket edilmiştir. Zamanla anlam erozyonuna uğrayan ortak değerlerimiz yeniden anlamlandırılmıştır. İnanç değerlerimizi ve yaşadığımız toprakları önemseyerek farklılıkları muhafaza etmenin imkânları değerlendirilmiştir.

Hayatı ve insanı sadece siyasi tercihlere göre değerlendirme alışkanlığı, beraberlik ruhunu zedelediği gibi farklılıklarımızı da bir ayrıştırma sebebine dönüştürmektedir. Hâlbuki bütün bunları aşan bir tarihimiz olduğu gibi, geleceğimizin de olacağına inanmakta ve hâlleşme ihtiyacı duymaktayız. Bu yaklaşım bizi daha güçlü kılacak, özgürlüğü ve adaleti pekiştirecek ve geleceğe daha bir güvenle bakmayı sağlayacaktır.

Bu sempozyum, kadınların gerçekleştirdiği sivil bir girişim ve inisiyatif olarak benzer girişimlerin hazırlayıcısı ve destekleyicisi de olacaktır.

Bu amaç ve duygularla gerçekleştirilen sempozyumu ülkenin dört bir yanından gelen 500 kadın, yüksek bir moral ve motivasyonla tamamladı. “Söz uçar yazı kalır” düşüncesiyle ve daha geniş kitlelere ulaştırabilmek amacıyla sempozyumda sunulan bildiriler kitap hâline getirildi. Çalışmada emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür eder, hayata dair umutlarının her daim canlı kalmasını temenni ederiz. Ayrıca sunumlarıyla bize ufuk olan değerli düşünür ve yazarlarımıza, Anadolu Platformu’na, bize ev sahipliği yapan Gökkuşağı Derneği gönüllülerine ve değerli katılımcılara çok teşekkür ederiz.”